Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarıyla birlikte, bireyin yaşam kalitesini belirleyen en temel unsur sağlıklı bir yaşam sürdürebilmektir. Sağlık; yalnızca hastalık ya da ağrının olmaması değil, kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan kendini iyi hissetme hâlidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) sağlık tanımı da bu bütüncül yaklaşımı temel alır.
Bu noktada fizyoterapi ve rehabilitasyonun sağlıklı yaşamla ilişkisi önem kazanır. Fizyoterapi; doğuştan ya da sonradan gelişen kas-iskelet sistemi problemleri, yaralanmalar, travmalar, hareket kısıtlılıkları ve fonksiyon kayıplarının değerlendirilmesi ve tedavisiyle ilgilenen bilimsel bir alandır. Amaç; ağrıyı azaltmak, hareket kabiliyetini artırmak ve kişinin günlük yaşam aktivitelerine güvenli ve bağımsız bir şekilde katılımını yeniden sağlamaktır. Dünyada uzun yıllardır geniş bir uygulama alanına sahip olan fizyoterapi yöntemleri, son yıllarda ülkemizde de hak ettiği değeri görmeye başlamış ve giderek daha yaygın kullanılan bir tedavi yaklaşımı hâline gelmiştir. Fizyoterapi ve rehabilitasyonun temel ilkesi; tamamen ya da kısmen işlevini kaybetmiş dokuların ve uzuvların fonksiyonel kapasitesini en üst düzeye çıkarmak, bireyin yaşam kalitesini sürdürülebilir şekilde iyileştirmektir.
Fizyoterapi Nedir? Fizyoterapist Kimdir?
Fizyoterapi, bireylerin hareket ve fonksiyon kayıplarının değerlendirilmesi, tedavi edilmesi ve yeniden kazandırılması amacıyla uygulanan bilimsel bir sağlık disiplinidir. Fizyoterapinin temel prensibi; hekim tarafından tanısı konmuş mevcut bir rahatsızlığın ardından, uygun görülen fizyoterapiye özgü yöntemlerin tıp bilimi ve etik ilkeler doğrultusunda, bütüncül bir rehabilitasyon süreci içinde uygulanmasıdır.
Bu rehabilitasyon sürecini planlayan ve uygulayan sağlık profesyoneline fizyoterapist denir. Fizyoterapistler, eğitimleri ve uzmanlık alanları doğrultusunda farklı klinik branşlarda uzmanlaşabilirler. Elektroterapi cihazı, graston, klinik masaj, bantlama, soğuk sıcak uygulama gibi yardımcı materyaller ve klinik egzersiz ile bireylerin fonksiyonlarını geliştirmede yardımcıdırlar. Tanı ve teşhisi ilgili hekim tarafından konulmuş hastalarda, fizyoterapistler multidisipliner bir ekip anlayışıyla çalışarak tedavi sürecini yürütürler.
Fizyoterapi uygulamaları; kas-iskelet sistemi hastalıklarından nörolojik rahatsızlıklara, spor yaralanmalarından ortopedik ve travmatik durumlara kadar oldukça geniş bir yelpazede yer almakta ve bireyin günlük yaşam fonksiyonlarını en üst düzeye çıkarmayı hedeflemektedir.
Fizyoterapiste Hani Alanlarda Başvurabilirsiniz?
-
Eklem Ağrıları
-
Ameliyat Gerektirmeyen Kas, Tendon ve Bağ, Eklem, Disk, Kemik Yaralanmaları
-
Ameliyat Öncesi ve Sonrası Rehabilitasyon
-
Kas Zayıflıkları ve Denge Problemleri
-
Sinir Sıkışmaları
-
Ortopedik rehabilitasyon
-
Derin Doku Masajı
-
Postür (Duruş) Bozuklukları
-
Yürüme Bozuklukları
-
Klinik Egzersiz
Not: Osteopati, manuel terapi, psikonöroimmünoloji, spor fizyoterapistliği, skolyoz ve omurga eğriliği tedavisi (Schroth terapisi) gibi alanlar; dört yıllık Fizyoterapi ve Rehabilitasyon lisans eğitimini tamamladıktan sonra, yüksek lisans programları ve yetkili kurumlar tarafından verilen eğitimleri başarıyla bitiren fizyoterapistlerin uzmanlaşarak çalışabildiği alanlardır. Başvurduğunuz sağlık uzmanının belgelerini görmek istemek yasal hakkınızdır.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulamalarındaki Farkımız
Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarındaki temel farkımız, multidisipliner bir çalışma anlayışını benimsememizdir. Multidisipliner yaklaşım; farklı uzmanlık alanlarının, etik ve bilimsel ilkeler doğrultusunda, birbirleriyle sürekli iletişim ve iş birliği içinde çalışmasını ifade eder. Sağlık söz konusu olduğunda, fizyoterapinin bu yapıya sahip olması; birden fazla yöntem ve disiplinin aynı süreçte etkin biçimde kullanılmasına olanak tanır. Özellikle psikonöroimmünoloji, osteopati ve manuel terapi gibi yaklaşımların fizyoterapi ve rehabilitasyon sürecine entegre edilmesi, son yıllarda giderek önem kazanan multidisipliner yaklaşımı güçlendirmektedir. Bu bütüncül yapı, hem hastalıkların hem de travma sonrası gelişen problemlerin değerlendirilmesi ve tedavisinde fizyoterapiyi daha kapsamlı ve etkili bir noktaya taşımaktadır.
Bu nedenle fizyoterapiyi yalnızca belirli kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının tedavisiyle sınırlamak doğru değildir. Rehabilitasyon süreci; kas-iskelet sistemi problemlerinin yanı sıra kardiyovasküler hastalıklar, diyabet gibi sistemik rahatsızlıklara eşlik eden fonksiyonel kayıpların ve semptomların yönetilmesinde de önemli bir rol oynar.
Fizyoterapi ve rehabilitasyon, gelişen tıp bilimi ve çağdaş tedavi yöntemleriyle birlikte; sağlıklı bir yaşam için bütüncül (holistik) bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerektirir. Bu yaklaşım, ilgili uzmanlık alanlarıyla sürekli iletişim ve konsültasyon hâlinde yürütülen, koordineli bir tedavi sürecini esas alır.

