Osteopati Nedir? Ne işe arar?
Osteopati bütün vücut içerisindeki sistemlerin birbirleri arasındaki iletişimini inceleyen bir bilim dalıdır. Osteopati organlar, kas iskelet sistemi, sinir sistemi ve dolaşım sistemi arasındaki uyumluluğu araştıran muayene eden ve belli yöntemlerle vücuda uyarı vererek, vücudun kendi kendini iyileştirme sistemi çerisinde reaksiyon göstermesine yol açabilecek terapileri öngörür. Sadece şikayetin olduğu lokal bir bölgeyi değil bu bölgeyle etkileşim içerisinde olan tüm anatomik sistemleri düşünmek ve sebebiyet oluşturabilecek genel bir çalışmayı içermektedir. Bu yüzden bütüncül bakış açısının en iyi örnek terapilerinden birisidir. Sağlık sistemi içerisinde çok önemli bir yeri vardır.
Osteopati tamamıyla bilimsel bir alanda hareket eder çünkü osteopatinin baz aldığı bütün bu yapılar anatomik yapılar çerçevesinde gerçekleştirilir. Bir osteopat en yalın anlatımıyla vücuttaki hareket kısıtlılıklarını arar, ve eğer bu bir tedavi edilebilir nitelikte hareket kısıtlılığı ise elle verilen belli uyarılarla, sinir sisteminin refleks mekanizması üzerinden vücuda uyarı gönderir. Kaslar, organlar, fasya(bağ doku), dermatomlar ya da sinir sistemi üzerinden uyarılar verilebilir.
Doğru uyarıları doğru zamanda ve doğru süreyle uyguladığımızda, vücudumuz bütün bu hareketlilik sistemi üzerinde kendi işleyişini tekrardan sağlar.
Fizyoterapi lisans mezuniyeti sonrası alınabilen osteopati eğitimi 5 yılık, pratik ve teoriye dayalı bir eğitim programıdır. Osteopati 1800'lü senelerde uygulanmaya başlanmış olmasına rağmen Türkiye'deki gelişimi yeni sayılabilecek bir konumdadır. Örneğin umuyoruz ki yeni doğmuş bir bebeğin ilk sağlık takibi aşamalarına osteopati muayenesi eklenmesine kadar bu alanın önemi ülkemizde de yaygınlaşır.
Osteopati Nasıl Çalışır?
Osteopati bütüncül bakış açısının karaniosakral sistem, paryetal sistem ve visseral sistem olarak 3 ana parametresi vardır. Bu üç sistem birbiriyle sürekli etkileşim içerisindedir. Dolayısıyla danışanın ağrıyan bölgesine sadece kas-iskelet sistemi olarak odaklanıp, sadece derin doku masajı, elektroterapi, sıcak-soğuk, kupa, kompresyon uygulama yağmuruna tutarak tedavi uygulamak çoğunlukla anlık ve kısa süreli rahatlama sağlar.
Paryetal sistem kas iskelet sistemindeki problemlere yönelik uygulamaları içerir. Kaslar iskelet sistemi ve bunları etkileyebilecek yapılara çalışılır. Kemikler, eklemler, kaslar, tendonlar, bağlar (ligamentler), fasya ve bu yapıları yöneten sinirsel kontrol mekanizmaları bu sistemin parçasıdır. Yani hareket ettiğimiz, duruş aldığımız, yük taşıdığımız ve ağrıyı en sık hissettiğimiz alanın tamamı paryetal sistemdir. Osteopatik bakışta paryetal sistem yalnızca “mekanik” değil, nörolojik, dolaşımsal ve biyokimyasal etkileri olan canlı bir ağdır.
Visseral sistem organlar ve bu organların çevre doku veya sistemleri üzerine etkileri çalışmaları içerir. Visseral sistemimizdeki problemlerimiz sinir sistemi üzerinden çeşitli farklı yerlerde etki edebilmektedir. Visseral sistem, osteopatide iç organları (mide, bağırsaklar, karaciğer, akciğerler, kalp, böbrekler, üreme organları vb.) ve bu organların birbirleriyle ve kas-iskelet sistemiyle olan bağlarını kapsar. Organlar yalnızca “çalışan” yapılar değildir; aynı zamanda hareket eden, çevre dokularla sürekli etkileşim hâlinde olan dinamik sistemlerdir. Örneğin boynunuzdaki veya omzunuzda var olan bir ağrının sebebi organlar kaynaklı olabiliyor. Bu sebeple de aynı zamanda osteopatide hastalık yoktur, hasta vardır. Aynı problem ile gelen iki kişiye iki farklı uygulama yapılabilmektedir.
Kraniosakral sistem osteopatide kafa kemikleri (kranyum/cranium), yüz kemikleri, meninksler (özellikle dura mater), beyin-omurilik sıvısı (BOS) ve sakrumdan oluşan fonksiyonel bir bütünü ifade eder. Bu sistem; merkezi sinir sisteminin korunması, beslenmesi ve regülasyonunda temel rol oynar. Kranium baş ve sacrum kuyruk sokumu kemiği olarak adlandırılır. Dolayısıyla kraniosakral terapi dediğimizde bu sistem içerisinde var olan sıvılar, dokular, fasyalar, kemikler ve sinir dokularının muayenesi ve hareketliliği ile birlikte çalışılır ve bu dokular uyarılmaya çalışılır. Kafatası 22 parça kemikten oluşmaktadır ve bu kemiklerimiz belli bir esneklik ve hareketliliği vardır. Aynı zamanda beynimizin kendine özgü, kafatası içerisinde bir hareketliliği vardır. Kranisakral sistemin düzgün bir şekilde çalışıp dokuların beslenebilmesi için bu hareketler çok önemlidir. Ancak nasıl ki bir eklem kısıtlandığında etrafındaki dokuların kanlanması dokunun karakteri değişiyorsa aynen kafa kemiklerinde de bu kısıtlılığı ve kısıtlılığın sebep olduğu etkileri gözlemleyebiliriz. Örneğin bu sistemin hareketleri herhangi bir bölgede kısıtlandığında sinir sistemi etkilenecektir. Bu sistem etkilendiğinde vücudumuzun bütün yapıları arasındaki bilgi alışverişi etkilenecektir. Kraniosakral terapi bunları inceleyen, muayene ve tedavi eden bir sistemdir.
-
Bu sistemlerin tedavisinin uygulanabilmesi için osteopati ve manuel terapi alanlarında uzmanlaşmış doktor ya da fizyoterapistler gereklidir.
Osteopata Hangi Alanlarda Başvurabilirsiniz?
-
Fizik tedavi alanına giren bütün hastalıklar,
-
Omurilik yaralanmaları,
-
Migren,
-
Fıtık (Boyun, bel, ...)
-
Kas spazmları ve kas rahatsızlıkları,
-
Sinir sistemi ağrıları ve regülasyonunda,
-
Denge ve koordinasyon bozukluklarının rehabilitasyonunda,
-
Pulmoner denilen akciğer kaynaklı solunum bozuklukları ve vücutta ki dolaşım yetersizliği ile gelişen rahatsızlıklarda,
-
Tendon ve sinir yaralanmalarında,
-
Tendon sinir yaralanmaları cerrahisi öncesi ve sonrasında,
-
Cerrahi müdahale sonrası gelişen his ve hareket kaybı durumlarında,
-
Sistemik rahatsızlıklara bağlı gelişen problemlerde,
-
Cerrahi operasyon sonrasında ortaya çıkan doku ve organın hareket bozukluklarında,
-
Doğum öncesi ve sonrası durumlarda,
-
Sezeryan doğum sonrasında,
-
Sportif faaliyetler neticesinde gelişen semptomlarda,
-
Lenfödem
-
Öğrenme bozukluklarının rehabilitasyonunda,
- Sindirim problemleri,
-
Kireçlenme,
-
Eklem problemleri,
-
Sinir sıkışmaları,
-
Kabızlık,
-
Omurga problemleri,
-
Çene eklemi problemleri,
-
Pelvik taban,
-
Boyun, bel düzleşmesi,
-
Kanal daralması,
-
Kalça çıkığı ve kalça protezi sonrasında oluşan ağrılar,
-
Tenisçi dirseği,
-
Tendinit,
-
Bursit,
-
Romatizmal ve romatolojik hastalıklar,
-
Vücutta varolan hareket bozuklukları durumu,
-
Sportif faaliyetler neticesinde gelişen semptomlarda,
-
Öğrenme bozukluklarının rehabilitasyonunda,
-
Siyatik sinir sıkışması,
-
Priformis sendromu,
-
Kronik baş ağrısı problemleri
-
Miyofasiyal ağrı sendromu,
-
Spondilolistezis ( Bel Kayması ),
-
Bruksizm (Diş sıkma),
-
Tetik nokta,
-
Kronik kas spazmı, ...
''Osteopati, vücudu tek tek parçalar olarak değil, birbirine bağlı ve sürekli etkileşim hâlinde çalışan bir bütün
olarak ele aldığı için önemlidir. Ağrıya ya da semptoma odaklanmak yerine,
problemin neden ortaya çıktığını ve vücudun neden adapte olamadığını anlamayı hedefler.''
1. Semptomu değil, nedeni ele alır
Birçok ağrı ve fonksiyon kaybı, sorunun ortaya çıktığı yerden değil; başka bir bölgedeki dengesizlikten kaynaklanır.
Osteopati:
-
“Neresi ağrıyor?” sorusundan çok
-
“Bu ağrı neden ortaya çıktı?” sorusuna odaklanır
Bu yaklaşım, kalıcı ve sürdürülebilir iyileşmenin temelidir.
2. Vücudun kendi iyileşme kapasitesini destekler
Osteopatinin temel prensiplerinden biri, vücudun kendini iyileştirme potansiyeline sahip olmasıdır.
Manuel teknikler:
-
Dolaşımı artırır
-
Sinir sistemi regülasyonunu destekler
-
Dokuların adaptasyon kapasitesini yükseltir
Amaç, vücudu “düzeltmek” değil; doğru koşulları sağlayarak iyileşmeyi mümkün kılmaktır.
3. Sistemler arası bağlantıyı dikkate alır
Kas-iskelet sistemi, iç organlar, sinir sistemi ve fasya ağı birbirinden bağımsız değildir.
Osteopati:
-
Paryetal (kas-iskelet)
-
Visseral (iç organlar)
-
Kraniosakral (merkezi sinir sistemi)
sistemlerin birlikte çalışmasını hedefler. Bu da özellikle kronik, tekrarlayan ve nedeni bulunamayan şikâyetlerde osteopatiyi değerli kılar.
4. Sinir sistemi ve stres regülasyonunu destekler
Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri kronik stres ve regülasyon kaybıdır.
Osteopatik yaklaşımlar:
-
Parasempatik sistemi aktive eder
-
Aşırı kas tonusunu azaltır
-
Ağrı algısını düzenler
Bu nedenle osteopati yalnızca fiziksel değil, nörofizyolojik bir dengeleyici rol de üstlenir.
5. Kişiye özeldir
Her bedenin hikâyesi, adaptasyon biçimi ve yüklenme geçmişi farklıdır.
Osteopati:
-
Standart protokollerle değil
-
Bireysel değerlendirme ve dokunun verdiği yanıta göre
şekillenen bir yaklaşımdır. Bu da tedaviyi daha güvenli ve etkili kılar.
Osteopati önemlidir çünkü:
-
Vücudu bir bütün olarak ele alır
-
Sorunun kökenine inmeyi hedefler
-
Kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını destekler
-
Sinir sistemi ve stres regülasyonunu gözetir
-
Kişiye özel, nazik ve bilim temelli bir yaklaşım sunar.

